HAK-PAR Genel Başkanı Bayram Bozyel;


Silahlar artık hiç konuşmamalı ,Kürt sorununun çözüm çabalarına hız verilmelidir

 

 

 

Dicle Amedi

 

Hak ve Özgürlükler Partisi (HAK-PAR) Genel Başkanı Bayram Bozyel, PKK’nin ateşkes ilan etmesi ile ilgili yaptığı açıklamada, savaş ve şiddetin dün de yanlış olduğunu, gelinen aşamada ise meşruiyetini kaybederek tümden kirlendiğini ifade ederek, bu nedenle silahlar artık hiçbir biçimde kullanılmamak üzere terk edilmesi gerektiğini söyledi.

 

HAK-PAR Genel Başkanı Bayram Bozyel Diyarbakır İl binasında PKK’nin geçici ateşkesi ve referandum sürecini değerlendirdi.

 

Silahların tümden susması gerektiğini ifade eden Bozyel Kürt sorununun çözümü konusunda çabalara hız verilmesi gerektiğini belirtti.

 

Bozyel açıklamasında şunları söyledi;

 

“PKK’ nin, 13 Ağustos–20 Eylül tarihleri arasında silahlı eylemleri durdurduğu yönündeki kararı olumlu bir adımdır. Ancak daha da önemli olan silahların tümüyle ve kalıcı bir biçimde susturulmasıdır.

 

Çatışma ve şiddet ortamının yol açtığı yıkıcı sonuçları anlamak için sadece son iki aylık bilançoya bakmak yeterlidir.

 

Silahlı çatışmalar nedeniyle yüzlerce Kürt ve Türk ailesinin ocağına ateş düşmüş, yakınlarını yitiren binlerce insanın hayatı kararmıştır.

 

Şiddet ortamının yol açtığı puslu ortam karanlık güçlerin devreye girmesine, Reşadiye ve Dörtyol olaylarında olduğu gibi provokasyonlar tezgâhlamalarına yol açmıştır.

 

Şiddet furyası, Batman olayında olduğu gibi hedef ve kural tanımadan Kürt halkının en değerli evlatlarının yaşamına mal olmuştur.

 

Şiddetin tırmanışıyla birlikte sivilleşme ve demokratikleşme söylemleri yerini şiddet ve güvenlik söylemlerine terk etmiş, OHAL özlemcileri ve idam taraftarları şiddet ortamını altın bir fırsat gibi değerlendirmişlerdir.

 

Gelinen aşamada şiddet ve çatışma ortamı sadece acı ve ölümlere yol açmakla kalmamış, aynı zamanda siyasal ortamın terörize edilmesine, kaos ortamının derinleştirilmesine, halklar arası düşmanlıkların körüklenmesine zemin hazırlamıştır.

 

Bu tablo göstermektedir ki, silahlı çatışma Kürt halkının özgürlük mücadelesine yarar değil zarar vermektedir.

 

Evet, savaş ve şiddet dün de yanlıştı.

 

Gelinen aşamada ise meşruiyetini kaybetmiş ve tümden kirlenmiştir.

 

Bu nedenle silahlar artık hiçbir biçimde kullanılmamak üzere terk edilmelidir.

Diğer yandan, uluslararası koşullar Kürt sorununun barışçıl çözümü için geçmişe göre daha elverişlidir.

 

Türkiye’de de Kürt halkının temel hak ve özgürlük taleplerini daha fazla göz ardı etmek artık mümkün değildir.

 

Kürt halkı temel haklarına sahip çıkacak bilinçtedir.

 

Bu durumda izlenecek yol, Kürtlerin güçlerini birleştirerek siyasal ve barışçıl mücadeleye daha çok ağırlık vermeleridir.

 

Öte yandan, geçen 80 yıllık deneyimler Kürt sorununu çözmeden Türkiye’nin gerçek anlamda bir demokrasiye, barışa ve istikrara kavuşamayacağını göstermektedir.

 

Bunun için en büyük görevin devlete- hükümete düştüğü açıktır.

 

 

Geçen yıl başlatılan Açılım’ın Kürt sorununun çözümü yönünde yarattığı umut tekrar canlandırılmalı, hükümet Kürt sorununu eşitlikçi bir biçimde çözeceğine dair güçlü bir irade beyanında bulunmalıdır.

 

Kürt sorunu başta olmak üzere, Türkiye’nin temel sorunlarının çözümü için demokratik standartların yükseltilmesi öncelikli bir görevdir.

 

Demokratik ve barışçıl yöntemlerle hakların elde edilebileceğine ilişkin güçlü ve güvenli bir zemin oluşturulmalıdır.

 

Bu adımlara paralel olarak toplumsal yaşamın ırkçı ve şoven önyargılardan, korku ve tabulardan arındırılması, demokratik, çoğulcu ve farklılıklara saygıya dayalı bir kültürel ortamın oluşturulması son derece önem taşır.

 

Öte yandan Partimiz, bütün siyasi tutuklu ve hükümlülere evrensel hukuka uygun davranılmasını, İmralı koşulları istismara ve ayırımcığa yol açtığı için, Abdullah Öcalan’ın normal bir cezaevine nakledilmesini önemsemektedir.

 

Silahların tümden terk edilmesine olanak tanımak bakımından askeri operasyonlara girişilmemelidir.

 

Partimiz, emekli General Atilla Kıyat’ın 1993 döneminde gerçekleştirilen faili meçhul cinayetlerin devlet sorumluluğunda gerçekleştirildiğine dair beyanının suç duyurusu olarak kabul edilmesini ve bu yönde çok yönlü bir sürecin başlatılmasından yanadır.

 

Partimiz, 12 Eylül rejimiyle hesaplaşma için uygun toplumsal bir ortamın yakalandığı şu dönemde, 12 Eylül rejiminin Kürt halkına karşı bir ölüm, zulüm ve işkence çarkına çevirdiği Diyarbakır Cezaevinin bir insanlık müzesine dönüşmesini savunur.

 

Öte yandan Türkiye’nin demokratikleşmesi ve Kürt sorununun demokratik ve eşitlikçi çözümü tek başına hükümete bırakılacak bir konu değildir. Bu açıdan başta Kürt yurtsever demokratik güçleri olmak üzere, demokrasi ve değişimden yana olan herkesin sorumluluk ve inisiyatif alma zamanıdır.

 

Mevcut durumu eksiksiz bir barış ve özgürlük ortamına evirtmek için hiç kimsenin sorumluluktan kaçma lüksü olamaz.

 

İçinde bulunduğumuz süreçte referandum sürecinin demokratik işleyişi ve Anayasa Değişiklik Paketinin 12 Eylül’de kabul edilmesi son derece önemlidir. Çünkü paketin kabulü, arzulanan bir demokrasiye giden yolda yeni bir kapı aralayacak ve köklü bir anayasa değişikliğinin yolunu açacaktır.

 

Türkiye’nin temel ihtiyacı elbette yeni bir toplumsal sözleşme, ülkenin çoğulcu gerçeğine, Kürt ve Türk halkının hak eşitliğine dayalı yeni bir anayasadır.

 

Bizim önerimiz, daha önce de kamuoyuna açıkladığımız gibi, yetersizliklerine rağmen bu paketi desteklemek ve referandum sürecini yeni bir anayasa tartışması provasına çevirmektir.

 

Sorumlu, öngörülü ve yaratıcı davranmamız halinde Türkiye’nin aydınlık bir geleceğe, Kürt halkının temel hak ve özgürlüklerine kavuşması daha da yakınlaşacaktır.”

   
Dengê Kurdistan    


 

 

 

 

   

   

                                                                                                                                                                                                                 

 

 

 

• Komkar - den kurdiske forening © 2009 Nansensgade 30, 1. th, 1366 København 
Tlf. +45 33137501/30225297  email: info@komkar.dk  Arbejdernes Landsbank, regr nr: 5321 - konto nr: 0503541

 

 

 

      Den Kurdiske Forening – KOMKAR-DK 

       VelkommenBi xêr hatin - Hoşgeldiniz

   

 

Den Kurdiske Forening -  KOMKAR-DK